21 Temmuz 2009

17 Temmuz 2009

Iphone Skins





Iphone'lar çıplak kalmasın!
Hepsi UrbanOutfitters'da...

01 Temmuz 2009

Küresel Isınmaya Taktım :)

Bir önceki posta ek olarak aynı bilim adamının ayrıntılı başka bir röportajı. Kısaca, yaklaşık 2040-2050 yıllarında sıcaklığın iyice artmış olacağı, insanların klima vs gibi yapay aletlerle bu duruma alışabileceğini ama bitki örtüsünün çok etkileneceğini, kıtaların çöl olacağını dolayısıyla kitlesel göçlerin gerçekleşeceğinden bahsediyor. Nükleer ve yenilenebilir kaynaklar hakkındaki fikirleri de okunmaya değer.
Röportaj

20 senemiz kalmış....

Küresel ısınmanın gurusu olarak adlandırılan 90 yaşındaki bilim adamı James Lovelock, aktivist modacı Vivienne Westwood ile yaptığı röportajda küresel ısınmanın artık durdurulamayacağını, bununla yaşamayı öğrenmemiz gerekeceğini söylüyor. Ne yazık ki verdiği örnekler bundan daha olumlu değil. James Lovelock, yaşanılabilir bir dünya olacağını ama 7 milyar insana göre olmayacağını yani kitlesel ölümler olabileceğini, yaşam yerlerinin Kanada, Sibirya gibi kutba yakın yerler olacağını, benzer biçimde son olayın 14.000 sene önce olduğunu ve Afrika kıtası büyüklüğünde bir kara parçasının sular altında kaldığını söylüyor. Devamı

10 Nisan 2009

Nikah Masası Sims Versiyonu



Yapanın ellerine kollarına sağlık...Tekrar sims oynayasım geldi :)...

14 Mart 2009

Darwin'in 200. Doğum Yılı

2009 yılında ülkemizde gerçekleşen olaylar akıl alır gibi değil. Neyse, çok fazla yorum yapmadan Mine G. Kırıkkanat' ın hafta için yayımlanan yazısını aktarmak istedim. Yazının tamamı burada.

"Ben size bütün bunları, Cleveland’ın aslında ne kadar Darwin’ci olduğunu ve tıp biliminde evrim teorisine uygun işlediğini kanıtlamak için anlatıyorum.
Eğer Cleveland bilimcileri evrimci olmayıp yaratılış safsatasına uygun davransalardı, insan, domuz, sığır, fare vb. gibi türlerin hücre akrabalığı üzerine çalışmaz, ondan organ alıp ötekine takıp çalıştıramazlardı.
Dolayısıyla, tam Maliye Bakanımızın, sağlığına böylesi Darwin’ci bir hastane tarafından kavuşturulduğu günlerde, Darwin’in TÜBİTAK’ın Bilim ve Teknik dergisinin kapağından kovalanması ve Dr. Çiğdem Ataduman’ın da yayın yönetmenliğinden alınması, hiç şık olmadı.
Türkiye’de güya bilimi ilerletmekle görevli TÜBİTAK’ın başına konuşlanan Prof. Ömer Cebeci, sanırım kendisini iktidarın yarattığını biliyor, dolayısıyla yaratılış teorisine göre davranıyor.
Önemli değil. Prof. Ömer Cebeci’nin başkanlığında bir TÜBİTAK’la Türkiye ne büyür, ne küçülür. Hastanelerimiz de değiştirecekleri biyoprotez aort kapakçıklarını, ABD laboratuarlarından ithal eder, kaynağını sormazlar. Kullar böyle akılsız olunca, Rab da TÜBİTAK’ı yaratılışçı ulemaya emanet eden ehli Müslim zevata, Cleveland’a gidip Darwin’cilere ameliyat olmasını tavsiye eder."

10 Mart 2009

Süt için...




...süt içirin.

Nedense sadece çocukların süt içmesi gerekirmiş gibi belli bir yaştan sonra herkes süt tüketimini azaltır. Oysa, çocuklukta süt ne kadar önemliyse, yetişkinlikte de o kadar önemli. Şöyle bir saymak gerekirse, içindeki kalsiyum, protein, potasyum, mineraller ve vitaminler sayesinde süt cildinize, dişlerinize, kemiklerinize, gözlerinize, kısacası sağlınıza çok ama çok yararlı. Bir ara bizde de yoğun bir süt kampanyası vardı. Şu an yok ama şu siteden Amerika' da devam eden kampanyanın sitesine bakabilir, günde 3 bardak yağsız sütün size nasıl geri döneceğini öğrenebilirsiniz.

08 Mart 2009

Kitap Tavsiyesi



Khaled Hosseini...Bir çoğunuz, O' nu Uçurtma Avcısı adlı ilk kitabından tanıyordur. Benim bahsetmek istediğim ikinci kitabı, Bin Muhteşem Güneş. İlk kitabında anavatanı olan Afganistan' da erkekleri konu eden yazar, Bin Muhteşem Güneş'te bu sefer de aynı coğrafyanın kadınlarını konu etmiş. Bu iki kitaptan başka kitabı olmayan yeni bir yazarın(!) - aslen doktor- bu kadar sade ama o kadar da etkili yazması bana çok etkileyici geldi. Kadınları anlatan her kitabı çok seven ben, buna da bayıldım. İslam egemenliğindeki toplumlarda kadınların erkekler tarafından yoğun bir baskı altında tutulması, ikinci sınıf bile sayılamayacak kadar değersiz görülmesi,(resmi dini İslam olmasına rağmen) laik bir ülkede yaşamanın ne kadar büyük bir lütuf olduğunu her sayfada insana hatırlatıyor.

19 Şubat 2009

Fincanınızı nasıl alırsınız?


Hiçbir damlası boşa gitmez..
Üçü bir arada
Sakın atmayın!

17 Şubat 2009

Grup Gündoğarken - Sensiz olmaz



Bir dokun bin ah işit, bu günlerde böyleyim
İster kal ister git, tarifsiz kederdeyim
Gösterdin aşkın ucunu, öyle bıraktın gittin
Bana attın suçunu, davayı ben kaybettim

Spain On The Road Again...

Televizyonda izlediğim bazı yabancı programların benzerlerini ya da aynı kalitede programları neden beceremediğimizi hep merak eder dururum. İşte o programlardan biri de "Spain On The Road Again". Aralarında Gwyneth Paltrow' un da bulunduğu 4 kişi, İspanya' da bir yandan araba yolculuğu yapıp bize görülecek yerleri gösterirken, diğer yandan yerel lezzetleri tanıtıyorlar. Geri kalan üç kişi, İspanyol oyuncu Claudia Bassols, Mario Batali (yazar/televizyoncu/ şef) ve Mark Bittman (yazar/televizyoncu/şef). Programı, Cuma akşamları saat 22.00' de foxlife da izleyebilir, ayrıca İspanya ve İspanyol mutfağı hakkında bilgiler ve şovun bölümlerini de içeren web sitesini buradan inceleyebilirsiniz.

Photocredit:eye-on-vancouver

10 Şubat 2009

Yüzük mevzusu



Geçen Cumartesi, yıllardan beri ilk kez kendime bir yüzük aldım, alyans bile takmayan bir insan için bu büyük bir adım :). Her neyse, yüzüğü Oasis adında bir İngiliz giyim firmasının mağazasında buldum, çok hoşuma gitti ve aldım. Eve gelip internette dolanırken, ne zamandır girmek istediğim Etsy.com' u inceleyeyim dedim bir de ne göreyim, nerden baksan 1 saat önce 13 euro' ya aldığım yüzüğün aynısı etsy' de de satılıyor hem de 225$' a. Demek ki sadece büyük dizaynırların çanta ve ayakkabıları değil, bağımsız çalışan sanatçıların eserleri bile taklit ediliyor. İşte aldığım yüzüğün etsy' deki benzeri, benim fotoğraf makinem hala bozuk olduğundan benimkini çekemiyorum. Benimkinin halka kısmı zigzag şeklinde değil, düz. Yüzüğün detayları için tıklayın.

04 Şubat 2009

Takıntım



İzlemeden ne kaçırdığınızı bilemezsiniz ;)...

03 Şubat 2009

Cildinizin dostu beş yiyecek

İşte bu çok önemli; 30' a yaklaşıyorsanız, sardı korkular gelecek yıllar şeklinde düşünceler peşinizi bırakmıyorsa..hele ki onca para verdiğiniz kozmetik malzemeleri gözle görülür bir değişiklik yapmayıp, bir de üstüne cildinizi daha beter bir hale getiriyorsa, napıyorsunuz? Doğala başvuruyorsunuz....İşte medar-ı iftaharımız Doktor Öz, sitesinde cildinizi 5 sene geriye götürecek yiyeceği sıralamış:

  • Baklagiller, avokado, soya fasulyesi, fındık-fıstık , yumurta sarısı
  • Somon
  • Yeşil çay
  • Nar
  • Domates

  • Aslında beşten fazla oldu ama ilk grup, "biotin" açısından zengin yiyecekler grubunu temsil ediyor, öyle ki biotin eksikliği cilt kuruluğu artı kırılgan saç ve tırnaklara neden oluyormuş. Ayrıntılı bilgi burada.

    01 Şubat 2009

    Mis gibi sahlep



    Allahtan yazın adada bir Arap marketi (bizlere özgü yiyecekleri Almanya' dan getiriyor) bulduk da, özlediğimiz lezzetlere ucundan da olsa ulaşabildik. Bunlardan biri de Dr Oetker marka hazır sahlep...Her ne kadar daha önce Türkiye' de denediğim hazır sahlepler birşeye benzemese de, Dr Oetker bu işin hakkını vermiş...İçimiz ısındı :)...

    P.S: Ben "sahlep" yazdım, kutuda "salep" yazıyor, TDK' nın sitesinden araştırdım, "Salep" eski Türkçe imiş. Anlamına gelince: Pembe renkli çiçekleri olan, toprak altı yumruları toplanıp haşlandıktan sonra kurutularak toz hâline getirilip süt ile birlikte içilen, Orchidaceae familyasından Orchis, Ophrys ve Dactylorhiza cinsi türlerine verilen ad.

    29 Ocak 2009

    Tozluk

    Burada da havalar soğudu, burada da darken, burada (Malta) pek öyle soğumaz havalar. Ama şu aralar sabahları duş almak bile bir işkence… İşte böyle soğuk bir günde ben de tozluklarımı giydim aslında tozluk mu deniliyor bilmiyorum, ingilizcesi leg warmers – siz anlayın işte canım…sonra birden aklıma tozlukları daha farklı nasıl kullanabileceğim geldi ya da gelemedi desem daha iyi olur, ben de polyvore den yardım aldım :)…hayır hayır moda bloguna dönüştümüyorum – herşeyden birazcık ;)

    Leg Warmers :)
    Leg Warmers :) - by Minni on Polyvore.com

    A day out
    A day out - by Alex Poesy on Polyvore.com

    26 Ocak 2009

    Fizy.org

    Ne zamandır ertelediğim bir keşfi yazayım istedim, neden bu kadar erteledim o da ayrı bir konu…Düşünün ki iştesiniz ve birçok işyerinde olduğu gibi sizinde işyerinizde müzik siteleri, youtube, radyo siteleri engelli, ya da evdesiniz aklınıza bir şarkı geldi ama indirmeden dinlemek istiyorsunuz ya da bir video klip izlemek istiyorsunuz, o zaman işte size fizy.org…İşte en güzel kısmı: bu site %100 türk yapımı, NY Times tarafından 2009’ da dikkat çeken siteler arasına girmiş ve hatta son aldığım duyuma gore Google tarafından satın alınmak isteniyormuş. Üstelik bu site 2008 Aralık sonu açılmış ve içinde 75 milyar şarkı ve video barındırıyormuş…Mış muşlar bir kenara, site sahibi harika bir iş çıkarmış…

    18 Ocak 2009

    11 Ocak 2009

    Yağmur botları

    Winter Coats & Rain Boots
    Winter Coats & Rain Boots by drosselmeier

    Soğuk ve yağmurlu kış günlerini bu kombinasyonlar kadar başka hiçbirşey aydınlatamaz herhalde...

    07 Ocak 2009

    YAZIKLAR OLSUN!

    VAK''İT!''

    Yılbaşında ölen 7 çocuk üzerinden yaptığınız haberleri kınıyoruz. Yaşları 19 ile 23 arasında değişen, hayatlarının baharında 7 çocuğun doğal gazdan zehirlenerek ölmelerini, alkole, uyuşturucuya, ahlaksızlığa, Filistin’e bağlamanız akıl alır bir şey değil ve hiçbir şekilde dine ya da insanlığa sığmıyor. Kimse Filistin’de çocuklar ölüyor diye sevinmiyor. Hiç kimse Kuran kursu yıkılıp da altında can veren çocuklara sevinmiyor. Kimse depremde ölen binlerce cana sevinmiyor. Ama siz, resmen “ölümü hak ettiler, kendi suçları” demeye getiriyorsunuz ve işin esas sorumlularının aranmasına engel oluyor, olaydaki ihmalin göz ardı edilmesine sebep oluyorsunuz. Yılbaşı kutlaması ya da değil, alkollü ya da değil, hatta inançsız ya da değil, hiç kimse böyle bir ölümü hak etmez.
    Dindar geçinen bir gazetenin, inandığı din uğruna bunu söyleyebilmesini beklerdik. Oysa siz kan üzerinden propoganda yapıyorsunuz, siz resmen ölümü, tecavüzü meşru kılma çabası içerisinde suça davetiye çıkarıyorsunuz. Cahil, saf insanlara “birisi alkol alıyorsa, ölebilir” mesajı veriyorsunuz. Ne yaptığınızın farkında mısınız? Sitelerin kapatıldığı, içkinin yasaklandığı, porno zina tartışmalarının yaşandığı şu günlerde siz ahlak bekçiliği yapıp, ona buna laf atarken, bünyenizde bir yazar başkasıyla evliyken, yaşı reşit olmamış bir kızla sevişiyor ve siz iki yüzlüce bunu savunabiliyorsunuz. Başkalarından beklediğiniz ahlak sizde nerede? Hangi ahlaktan bahsediyorsunuz siz gerçekten? Alkolün, yılbaşı kutlamalarının ahlakımızı bozacağını söyleyen sizler, şu yaptığınız haberlerle ahlaksızlığın dikalasını yaptığınızın farkında değil misiniz gerçekten? Siz suçlunun kimliğine bakmadan suçlamayı, mazlumun kimliğine bakmadan onun yanında olmayı öğrendiğiniz zaman gerçekten “iyi” olacaksınız oysa, bu tavrınızla ise sadece kötüsünüz, kötü kalplisiniz, sizin için bir şey ifade edecekse ‘cehennem’liksiniz. Toplum huzurunu bozmak suçundan size dava açılması en büyük dileğimiz. Zira siz toplumu bölüyorsunuz, uçurumlar yaratıyorsunuz, şiddeti körüklüyorsunuz, insanları tahrik ediyorsunuz. Perişan olmuş 7 ailenin acısına, hayattaki en büyük acıyı yaşayan o ailelere, umarsızca nanik çekiyor, onlarla dalga geçiyorsunuz. “Filistin’de ölenleri düşünün, bunları değil” diyorsunuz. Oysa o ayrı bir şey, bu ayrı. İnsan eğer içinde insan sevgisi taşıyorsa, her iki olay karşısında da acı duymayı, saygı duymayı bilir. Biri diğerini engellemez. Ama maalesef, sizin insanlığınız ölmüş ve başkalarınınkini de öldürmek için elinizden geleni ardınıza koymuyorsunuz. O çocuklar alkol mü aldı, esrar mı içti, seks mi yaptı bilinmez. Önemli de değil. ölüm sebepleri bunlar değil çünkü. Doğal gaz sızıntısı sizi de uykunuzda yakalayabilir çünkü. Ayrıca, bu insanlar fahişe de olabilirlerdi, alkolik de, uyuşturucu bağımlısı da, hatta sizin için en kabul edilemez şey de olabilirlerdi: bir kafir! Ne olursa olsun, ölüm ‘yaşasın, hak ettiler’ denecek bir şey değildir. Bunu demek katillere icazet vermektir. Size göre alkol alan birinin, açık giyinen birinin, kızlı erkekli aynı evde bulunan birinin, bir katilden, bir tecavüzcüden daha ahlaksız olması ne kadar acı. Özür dileyeceğinizi umuyoruz. Çünkü o ailelere bir özür borçlusunuz, bu ülkeye bir özür borçlusunuz. Depremde kaybedilen binlerce canın ardından yapılan “7.4 yetmedi mi” zihniyetini, bu nefreti siz doğuruyorsunuz çünkü. Sizin kararmış kalbiniz, yozlaşmış ahlak anlayışınız doğuruyor. Susmanızı diliyoruz artık. Çünkü hezeyanlarınıza inanan, bir takım saf insanlar var. Din maskesi altına sakladığınız, aslında dinle en ufak bir alakası olmayan zihniyetinizi göremeyen bir dolu insan… Susun artık. Susun gerçekten. Allah değil ama şeytan sizinle gurur duyuyor olmalı. Ölenlerin her ne olursa olsun, insan olduğunu hatırlamanız ve bu tip bir acıyı bir gün sizlerin de yaşamamanız dileğiyle… Dikkat edin, “yaşamamanız” diyoruz biz hala, çünkü biz iyiyiz, biz insanız, biz kimse ölsün, evlat acısı yaşasın istemiyoruz. Zihniyetleri her ne olursa olsun istemiyoruz. Çünkü biz sizin gibi şeytan değiliz, olamıyoruz maalesef.

    Bir grup iyi ‘insan’

    Nazoyla' ya teşekkür!

    06 Ocak 2009

    This time in English…



    Due to finding a couple of comments from English speaking reviewers (hope they are not pulling my leg :) ), I decided to write this post in English – sorry for the Turkish readers.

    I found a great link - it’s not just found but I was keeping it to myself (grin)- which actually targets the social life in Istanbul. But even if you are not living there, you might wanna see a cool design when it comes to a webpage and find some inspiring artists, shops, food& drink and learn what’s going on there. Let’s cut to the chase before I forget what I’m talking about :). The page is called Pukkaliving – no idea what pukka is :).

    Hurrah!